Çanakkale Zaferi 18 Mart 1915 - 9 Ocak 1916

1.Dünya savaşında Türklerin ilerleyişinden paniğe kapılan Rus Çarı 3 Ocak 1915 de İtilaf devletlerine derhal Türkiye’ye saldırmalarını söyledi. İngilizler kabul etti. Bu tarihteki en büyük harekatlardan biri.. İstanbul’un doğu için önemi çok büyük, Londra , Berlin ve Paris’in Batı için taşıdığı önemden daha fazla. İstanbulun düşmesinin ne anlama geldiğini düşünün..

Bu savaşın yönünü değiştirecek bir harekâttı. Almanya’nın doğuya uzanan yolunu kesebilir , balkanları serbest bırakabilir ve Karadeniz’den Rusya’ya geçişi sağlayabilirdi. Ama önce donanmanın Çanakkale boğazından geçmesi gerekiyordu. İngilizlerin Akdeniz’e hakim olmasını istemeyen Fransızlar savaşa katılmakta ısrar etti.

18 Mart 1915 te İngiliz ve Fransızların birleşik filosu Çanakkale boğazına saldırdı. İngilizler ve Fransızlar zayıf Türk savunmasını kolayca susturarak Boğaz'ı kolayca geçebileceklerini umuyorlardı. Bu umut ve güvenle düşman savaş gemileri şiddetli bir ateşe başladılar. Rumeli Mecidiyesiyle merkez bataryaları şiddetli bir ateşe tutuldu. Boğazdaki düşman gemileri Hamidiye istihkamlarına yüklendi. Bunu gören Dardanos bataryaları ateşi üzerlerine çekmeye çalıştı. Az sonra, tüm gemiler, Dardanos'a saldırdı. Dardanos tabyamız saldırılara şiddetle karşı koydu.

Bu arada Mesudiye tabyası da ateşe başlamıştı. Mesudiye üzerine ateş açılınca Hamidiye onun yardımına koştu. Bu arada kıyı bataryalarımız düşman üstüne ateş yağdırmaya başladılar. Bunalan düşman kaçmak isterken topçu atışlarıyla karşılaşıyordu. Düşman gemilerine göz açtırılmıyordu. Karşılıklı bu korkunç bombardıman bir saat kadar sürdü.

Bu karşılıklı bombardımanı bir yabancı yazar şöyle anlatıyor: 
Savaşın yoğun yaşandığı bazı yerlerde 1m² alana düşen mermi ve bomba sayısının binlerce olduğu görülmüştür…


"Kaleler, toz duman bulutları içinde kaybolmuşlarda Yıkıntıların arasından arada bir alevler yükseliyordu. Gemiler, çevrelerinde fışkıran sayısız su sütunları arasında yavaş yavaş hareket ediyorlar, bazen duman ve serpintiler arasında iyice görünmez oluyorlardı. Tepelerden ateş eden havan toplarının alevleri görülüyor, ağır toplar yer sarsıntıları gibi gümbürdüyordu" 

İtilaf güçlerinin gemileri ciddi hasar aldılar, Fransız savaş gemilerinden biri mayına çarptı ve o gün savaş gemilerinden üçü battı , üçü çalışmaz hale geldi ve dördü ağır hasar aldı. İtilaf güçleri 700 den fazla kayıp verdi. Bu arada düşman Boğazdaki mayınları temizlemek için mayın tarayıcılarını boğaza soktu. Tabyalarımız mayın tarayıcılarına ateş açtılar. Açılan ateş yağmur gibi yağmaya başlayınca düşmanlar panik içinde kaçtılar. Bu arada düşman savaş gemilerinden İnflexible, İrressitible büyük hasar gördü. Batanlar oldu. Daha sonra Queen Elisabeth ve Agamemnon yaralandı.

İtilaf devletleri Çanakkale Boğazı'nı denizden aşamadılar. Büyük kayıplar vererek: Çanakkale Boğazı'nın geçilemeyeceğini öğrendiler. Bu Osmanlı İmparatorluğu için olağanüstü bir zaferdi. İtilaf güçleri bu sefer karadan çıkartma yaparak yeniden denedi , Anzak olarak bilinen Avusturalya ve Yenizellanda birlikleri Fransız ve İngiliz güçlerine katıldı.

25 Nisan 1915 te 70.000 İtilaf gücü askeri Gelibolu yarımadasına çıkartma yaptı. Fakat yanlış yere çıkartma yapan 8.000 Anzak askeri tepelerin arasına sıkışmış dar bir kumsalda mücadele veriyordu.
Mustafa Kemal Conk Bayır’ının zirvesine tırmanıp Anzak’ların ilerlediğini ve kendi askerlerinin geri çekildiğini görünce “Niçin geri çekiliyorsunuz” dedi. Asker “Efendim cephanemiz kalmadı” deyince Mustafa Kemal “düşmandan kaçılmaz! Cephaneniz yoksa süngünüz var “ diyerek askerlere süngü takıp yere yatmalarını emretti.

Askerler süngü takıp yere yatınca düşman da yere yatıp siper aldı, kazandığımız an işte bu andır.. Orada Mustafa Kemal katı bir emir verdi. ”Size savaşmayı değil ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye dek geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve komutanlar gelebilir” … Koydaki Anzak harekatı ve diğer boktalardaki düşman çıkartmaları kontrol altına alındı..

İşgal güçleri Çanakkale’ye 18 savaş gemisi , 13 kruvazör , 38 muhrip , 2 uçak gemisi ,1 balon gemisi , 2 mayın tarama gemisi , 108 taşıt gemisi , 64 uçak (uçak gemisi ile birlikte) getirmişlerdir.

276 kg lık top mermisi ile Ocean zırhlısını batıran Havranlı Seyit Onbaşı..


Dönmeyi asla düşünmediler…
Çanakkale kara savaşında 7-8 metreye inen siper savaşları yaşanmıştır. Bu durum  başka hiçbir savaşta yaşanmamıştır.

20 Aralık 1915
Türk Subayı İzzettin bey sabahın üçünde nöbetçi subay tarafından uyandırıldı. Firkateynleri ve askeri yük gemileri görününce bu yeni bir işgal harekatı sanıldı fakat tam aksine düşman kuvvetleri kaçıyordu, durumları ümitsizdi , zafer bizimdi. Türk askerleri terk edilmiş düşman siperlerine girdiler. Dokuz ayın ardından Gelibolu tepelerine sessizlik çöktü.

200 geminin arasında gizlice 26 mayın yerleştiren Nusret Mayın Gemisi..


İngiltere’den bu savaşa 469.000 asker katıldı. Bunlardan 328.000’ni bizat cephede savaştı ve 141.000’ni ise savaşan askerlere destek verdi.
İtilaf Devletleri’nin kaybı

252.000
İngilizler’in kaybı (Sömürge askerleri de dahil)
205.000
Fransızlar’ın kaybı
47.000
Toplam
252.000

Türk tarafın kaybı ise 251.309’dur.Bizzat cephede şehit olanların sayısı değildir.Toplam zayiat dendiğinde; yaralı, kayıp, esir, hava değişimine gönderilen, hastalıktan ölen, hastaneye giden anlaşılmalıdır.

Buna göre:
Bizzat cephede şehit olanların sayısı
55.000
Yaralı
100.000
Kayıp
10.000
Hastalıktan ölen
21.000
Hastalıktan geriye gönderilen
64.000
Toplam
251.000

Kara savaşları sırasında karşılıklı hücumlar yapılırken on milyonda bir ihtimal olan mermilerin havada çarpışması bir çok kez yaşanmıştır…



İşgal güçlerinin kullandığı sahte askerler…

Hasarlı Fransız denizaltısı. El konulup Türk ordusunda kullanılmıştır…


Savaşta bir günün menüsü (Genelkurmay ATASE Daire Başkanlığı Arşivi’ne göre) (ATASE)
Peksimet 600 gr.
Bulgur ve Pirinç 150 gr.
Çorbalık Konserveler 100 gr.
Tereyağı ve Zeytinyağı 20 gr.
Tuz 20 gr.
Soğan ve Sarımsak 20 gr.
Kuru Sebze 120 gr.
Sebze Konserveleri 150 gr.
Kuru Üzüm 50 gr.
Çerez 250 gr.
Kavurma, Pastırma, Sucuk ve Kuru Balık 125 gr.
Et Konserveleri 200 gr.
Zeytin ve Peynir 160 gr.
Çay 1 gr.
Şeker 10 gr.
Sabun 9-10 gr.
Gaz 30 gr. (asgari verilmesi gereken miktar ise 5 gr.)


Düşman kuvvetlerinin, Çanakkale'de geri çekildikleri anlaşılmasın diye siperlere yerleştirdiği kendiliğinden patlayan tüfek.

Üst kaptaki suyun damla damla alt kaba akması ile ağırlık artar ve tüfek patlar…
스폰서 파트너